Feyzi Akkaya'nın Erzincan Köprüsü'nde keman teli kullanarak çelik iskele elemanlarının gerilimini ölçmesinden ilham alarak, katılımcılar günümüzün mühendislik sorunlarına yaratıcı ve inovatif çözümler sunmaya davet edilmektedir.
Sezai Türkeş, Haziran 1937'de Sivas–Erzurum demiryolu hattı üzerindeki beton köprülerden üçünün yapımında görev almak için Ağrı'dan yola çıktığında, Feyzi Akkaya da Ankara'dan yola çıkmış, ikisi Erzincan'da bir araya gelmişlerdir. Erzincan Köprüsü'ne sıra geldiğinde beklenmedik bir şey olur.
Bunu Feyzi Akkaya'nın dilinden dinleyelim:
"… 45 metrelik kemerin altındaki çelik iskelenin çaprazlama elemanları yerlerine bağlanmadığı için, blok blok atlanarak betonlanan kemerin, yarısı bir tarafa, öbür yarısı da diğer tarafa 70'er santim çarpılmış ve büyük bir 'S' çizmişti… Tek ve mümkün olan çare; hiçbir şeyi ellemeden, gerekli yerlerinden çekiştirerek, kemeri olduğu gibi düzeltmekti… Düzeltme sırasında intizamından çıkmış olan demir kafes iskeleye güvenemiyordum. Betondan evvel bunun kritik elemanlarına paralel olarak getirdiğim [keman] tellerini ağız mızıkasıyla 'la' sesine akord edip, kontrol altına almıştım. Betonun döküldüğü iki gün, ben kemerin altından hiç çıkmadım. Ömrüm, örümcek gibi tırmanıp bu telleri tıngırdatmak, Kadri Veziroğlu'nun her yarım saatte bir getirdiği, kemerin hareketlerini gösteren listeyi tetkik edip, bağlantıların gerekenlerini boşaltıp, gerekenlerini gerdirmek ve tepemdeki betonculara, hangi bloka yüklenmeleri gerektiğini bağırmakla geçti."
Sivas–Erzurum demiryolu hattı üzerinde, beton dökümü sırasında kalıbın yatay doğrultuda ötelenmesi sonucu büyük "S" eğrisi oluşan 45 metrelik kemer köprü. Feyzi Akkaya'nın keman teli yöntemiyle kurtarılan yapı.
Feyzi Akkaya'nın burada yaptığı şey, yalnızca pratik bir şantiye çözümü değil, aynı zamanda son derece ileri bir mühendislik sezgisi örneğidir. Sorun; beton dökümü sırasında kalıbın yatay doğrultuda ötelenmesi ve kemerin büyük bir S eğrisi oluşturacak kadar aksından çıkmasıdır.
Klasik yaklaşım, sistemi söküp yeniden kurmak ya da kaba kuvvetle düzeltmeye çalışmak olurdu. Akkaya ise yapının davranışını anlamaya yönelmiş ve çözümü gerilimi duyarak kontrol etmekte bulmuştur.
Gerilim altındaki bir telin çıkardığı ses, telin doğal titreşim frekansına bağlıdır. Bir tel daha çok gerildiğinde sesi yükselir; gerilim azaldığında sesi düşer. Bu ilişki bugün titreşen tel temelli ölçüm sistemlerinde açık biçimde kullanılmaktadır.
Bir telin temel titreşim frekansı (f), telin gerilimine (T), boyuna (L) ve birim boy kütlesine (μ) bağlıdır. Gerilim değiştiğinde doğal frekans da değişir — Feyzi Akkaya bu ilişkiyi, kulağıyla ve ağız mızıkasıyla pratiğe dökmüştür.
| Teknik Unsur | Olaydaki Karşılığı (1937) | Bugünkü Mühendislik Dilindeki Karşılığı |
|---|---|---|
| Gerilen Tel | Çapraz elemanlara paralel çekilen kontrol telleri | Titreşen tel sensörü |
| Akort Etme | Telleri belirli bir sese getirme (ağız mızıkası ile "la") | Referans frekans tanımlama |
| Tıngırdatıp Dinleme | Sahada anlık kontrol, her yarım saatte bir | Frekans tabanlı gerilim izleme |
| Bağlantı Gevşetme / Germe | İskelenin aksa alınması | Geri beslemeli yapısal düzeltme |
| Müzik Kulağı | İnsan sezgisi ve deneyim | Ölçüm ve kalibrasyon zekâsı |
itü inşaat fakültesi 3. ve 4. sınıf öğrencileri arasından bireysel ya da ekip olarak kabul edilecek projeler 5 kritere göre değerlendirilecektir.
Ödül yönergesini inceledikten sonra başvurunuzu hazırlayabilirsiniz. Sorularınız için odul@stfa.com adresine yazabilirsiniz.