BİRİ KIBRIS'TAN İSTANBUL'A, DİĞERİ ÜSKÜDAR'DAN BOĞAZ'I GEÇEREK..
Sezai Türkeş, dönemin en iyi mekteplerinden biri olan, o günkü adıyla
Mühendis Mekteb-i Âlisi'ne — bugünkü adıyla İstanbul Teknik
Üniversitesi'ne — girmek için Kıbrıs'tan Türkiye'ye, İstanbul'a gelir; yıl
1926'dır. O yıl Mühendis Mekteb-i Âlisi'ne giren 120 kişiden bir diğerinin
adı da Mehmet Feyzi'dir. Feyzi Akkaya, 825 numarayla Yüksek Mühendis
Mektebi'ne kabul olunur.
Böylece, 20'li yaşlarının eşiğinde olan iki genç — biri Kıbrıs'tan Akdeniz'i,
öbürü Üsküdar'dan Boğaz'ı geçerek — kurulalı üç yıl olmuş Türkiye
Cumhuriyeti'nin "Avrupa yakası"nda bir araya gelirler. Aralarında, "fiziksel"
olarak 72 yıl, "manevi" olarak 78 yıl sürecek olan — eşsiz diye nitelemenin
hiç de yanlış olmayacağı — bir dostluk kurulur.